Su Yosunlarının/Alglerin Beslenmedeki Yeri

Serap AKKURT | 27.06.2020

Dünya nüfusunun artmasıyla insanların beslenme ihtiyacının karşılanması için alternatif gıda arayışında da artış olmuştur. Bu yüzden son zamanlarda alternatif besin olarak deniz yosunlarının tüketimine ilgi artmıştır. Deniz yosunları başta Japonya, Güney Kore gibi Uzakdoğu ülkelerinde uzun yıllardır diyetlerde yaygın şekilde yer almaktadır. Algler genellikle okyanus, nehir ve su birikintisi gibi sucul habitatlarda bulunmasıyla birlikte karada da toprak ve ağaçlara tutunarak yaşamını sürdürebilmektedir ve suda yaşayan canlıların beslenme zincirinin üreticisi olarak bilinmektedir. Sabit bir morfolojiye sahip olmamakla birlikte genellikle mikroskobik boyuttan birkaç metreye kadar ulaşabilen klorofil içeren basit yapılı organizmalardır. Alglerin günde 50 cm’e kadar uzayabildikleri bilinmektedir.1


Algler için birçok sınıflandırma yapılmaktadır. Yapısal olarak değerlendirildiğinde mikro ve makroalgler olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Deniz yosunları olarak anılan makroalgler temel olarak şu şekilde ayrılmaktadır;
1.    Kahverengi algler (Phaeophyta)
2.    Kırmızı algler (Rhodophyta)
3.    Yeşil algler (Chlorophyta)
4.    Mavi-yeşil algler (Cyanophyta) 


Deniz algleri; taze, kurutulmuş ve pişirilmiş şekilde tüketilebilmektedir. Yenilebilir algler olarak bilinen ve sıkça karşılaşılan Porphyra spp. olarak bilinen Güney Kore’de “gim” Japonya’da “nori” ve Çin’de “ziacain” algleridir. Suşi yapımında da kullanılan nori Japonya’da bin yılı aşkındır diyetlerde yerini almaktadır. Ulva türündeki algler zengin lif, mineral ve sindirilebilir karbonhidrat içeriği nedeniyle düşük kalorili diyetlerde kullanılmaktadır. Alglerde bulunan fenolik bileşiklerin antioksidan aktivitesi insan karaciğerindeki antioksidan enzimler ile birlikte lipid oksidasyonunu azaltarak insan sağlığını olumlu etkilemektedir.2

Faydalı sağladığı bir diğer nokta ise alglerden aljinik asit, karragen, B12 vitamin, selüloz ve organik asit elde ediliyor olmasıdır. Aynı zamanda alglerin kuru ağırlıklarının %20'si kadar proteine sahip olması da gıda alternatifi olarak kullanılmasının sebeplerinden bir tanesidir. Yapılan çalışmalarda deniz yosunlarının karasal bitkiler ile karşılaştırıldığında toplam lif içeriğinin yakın veya daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Bunların yanı sıra kuru ağırlığının %2’si kadar lipid içeriğinde bulunan çoklu doymamış yağ asitleri dengeli bir diyetin olmazsa olmazlarındandır.3,4

Ülkemizde diğer ülkelere göre algler üzerine yapılan çalışmalar daha az olduğu için bireyler tüketimine endişeli yaklaşmaktadır. Yapılan çalışmaların artmasıyla tüketiminde artış olacağı da düşünülmektedir.

KAYNAKLAR

[1] Aktar, S., Cebe, G. E. (2010). Alglerin genel özellikleri, kullanım alanları ve eczacılıktaki önemi.
[2] MacArtain, P., Gill, C.I.R., Mariel Brooks, M., Campbell, R., Rowland, I.R. (2007). Nutritional Value of Edible Seaweeds. Nutrition Reviews, 65(12) :535–543.
[3] Marinho,G.S., Holdt,S.L., Jacobsen,C., Angelidaki,İ. (2015). Lipids and Composition of Fatty Acids of Saccharina latissima Cultivated Year-Round in Integrated Multi-Trophic Aquaculture. Mar Drugs, 13(7): 4357–4374.
[4] Alçay, A. Ü., Bostan, K., Dinçel, E., Varlık, C. (2017). Alglerin İnsan Gıdası Olarak Kullanımı. Aydın Gastronomy, 1(1), 47-59.