Propolisin İçeriğinde Neler Var ?

İrem KOCAMANOĞLU | 06.10.2020

Propolis, bal arılarının bitkilerin gövde, yaprak ve tomurcuklarından topladıkları reçine içeren bileşenlere balmumu karıştırarak ürettikleri doğal bir arı ürünüdür [1].
Arılar, propolisi temel olarak kovanı ve kolonilerini korumak amacıyla kullanır. Kovan çatlaklarının kapatılması, larva yuvalarının sterilize edilmesi ve kovana giren ancak dışarı atılamayacak kadar büyük böceklerin mumyalanması amacıyla propolis kullanılır. Ayrıca, propolis antimikrobiyal özelliği sayesinde kovandaki mikroorganizma gelişimini önlediğinden koloni hastalıklara karşı korunmuş olur [2],[3].

Arılar tarafından kovanda çeşitli amaçlarla kullanılan propolis günümüzde apiterapi merkezlerinde, ilaç, kozmetik sanayisinde ve gıda sektöründe çok yönlü olarak kullanılmaktadır [4]. Yapılan bilimsel çalışmalarla birçok sağlık faydası tespit edilmiş olan propolis, tüketiciler tarafından takviye edici gıda olarak tercih edilen ürünler arasında ilk sıralarda yer almaktadır [5]. Pandemi döneminde de tüketicilerin bağışıklık sistemini güçlendirmek amacıyla takviye edici gıdalara olan yöneliminin artmasıyla birlikte propolise olan rağbet de artmıştır.

Propolis kovandan alındığı haliyle tüketilemez. 

Kovandan toplanan propolis hamdır ve saflaştırılarak kullanılması gerekir. İlk önce propolisin ham halinde bulunan balmumu ve yabancı maddelerin uzaklaştırılması ve daha sonra ekstraksiyon (özütleme) işlemi yapılması gerekmektedir [6]. Bu aşamada kullanılan ekstraksiyon yöntemi ve çözücü madde büyük önem taşımaktadır çünkü son ürünün biyoaktif bileşenlerinin miktarı ve kalitesi uygulanan yöntem ve çözücüden doğrudan etkilenmektedir. Piyasada takviye edici gıda olarak satılan propolis örneklerinin analiz edilmesi sonucunda her ürünün aynı oranda etken madde içermediği, dolayısıyla aynı etkiye sahip olmadığı tespit edilmiştir [5].

Propolis içeren takviye edici gıdalarda çözücü olarak su, etil alkol, propilen glikol, gliserol, ve bitkisel yağ gibi mevzuat kapsamında yer alan diğer çözücüler kullanılabilir. Propolis içeren takviye edici gıdaları satın alırken mutlaka ürünün etiketinin incelenmesi gerekir. Örnek olarak, ham propolis etil alkol ile çözüldükten sonra, saf propolis için son çözücü olarak su kullanılmışsa; ürün adına “su bazlı ya da suda çözünmüş propolis” denilebilmektedir. Ancak etikette mutlaka “Etil alkolde ekstrakte edilmiştir.” ifadesi yer alır. Kullanılan ekstraksiyon çözücüsünün ürünün etiketinde belirtilmesi zorunludur [7].

Piyasada çözücü olarak etil alkol veya son üründe taşıyıcı olarak su, mono propilen glikol, gliserol, zeytinyağı içeren farklı propolis ürünleri mevcuttur. Fakat ekstraksiyonda veya taşıyıcı olarak kullanılan mono propilen glikol gibi alkol türevi maddelerin yetişkin ve çocuklarda merkezi sinir sistemi, böbrek, karaciğer, solunum ve kalp fonksiyonları üzerinde olumsuz etkileri olduğuna dair çalışmalar bulunmaktadır. Alkolün sağlık zararları, çocuk ve hamilelerde kullanımının uygun olmaması ve bunların yanı sıra helal gıda kapsamında yer almaması çözücü olarak alkolsüz ekstraksiyon yöntemlerinin geliştirilmesine yol açmıştır. Son yıllarda suyun çözücü özelliği geliştirilerek uygulanan yeni ekstraksiyon metotları ile su ile ekstrakte edilen ve son üründe alkol ve türevleri içermeyen, propolis ve sudan oluşan propolis ürünleri elde edilmektedir [5]. 

Propolisin Zengin İçeriği

Propolisin içeriği toplandığı botanik kaynağa ve mevsime göre değişiklik göstermektedir. Propolis, 300’den fazla bileşik içeren karmaşık bir yapıya sahiptir. Genel olarak %50 reçine, %30 balmumu, % 10 esansiyel ve aromatik yağlar, % 5 polen ve % 5 amino asit, mineral, şeker, fenolik maddeler gibi farklı bileşenler içermektedir [5],[8]. Propolis içerisindeki farmakolojik olarak etkili en önemli bileşikler flavanoid grubu ile çeşitli fenolik ve aromatik bileşiklerdir [3]. Propolisde bulunan flavanoidlerin etkili antibakteriyel aktiviteye sahip olduğu bilinmektedir [9]. Fenolik bileşenler propolisin fonksiyonel özelliklerinden sorumlu olan etken maddelerdendir. İlaç sanayisinde fenolik maddelerin özellikle antimikrobiyal özelliklerinden yararlanılmaktadır [4].
Propolisde A, B1, B2, B3 (niasin), B5 (pantotenik asit), B6, C ve E vitaminleri bulunmaktadır. Ayrıca propolis, karoten (provitamin A) açısından da zengindir [10].

Propolis ve Sağlık

Yapılan çalışmalarda propolisin içeriğinde çok sayıda bileşen bulunması nedeniyle oluşan bileşik etki, her bir bileşenin tek başına oluşturduğu etkilerin toplamından daha yüksek bulunmuştur. Propolisin içerdiği bileşiklerin etkileri nedeniyle antibakteriyel, antiviral, antifungal, antioksidan, antikanserojenik, antienflamatuvar özellik gösterdiği ve sağlık üzerine önemli etkileri olduğu bilinmektedir. Klinik çalışmalar propolisin solunum sistemi enfeksiyonları, sindirim sistemi rahatsızlıkları (mide ülseri, reflü), kulak, burun ve boğaz enfeksiyonları, diş ve diş eti rahatsızlıkları, kadın hastalıkları, üriner sistem hastalıkları (idrar yolu iltihabı) ve deri hastalıkları üzerinde etkili olduğunu göstermiştir [9]. Propolisin tümör hücreleri üzerinde gelişmeyi önleyici etkisi olduğu tespit edilmiştir [11].

Bilimsel çalışmalarla propolisin içeriğindeki biyoaktif maddelere bağlı olarak birçok sağlık faydası tespit edilmiştir. Ancak propolisin veya diğer takviye edici gıdaların ilaç niteliğinde olmadığının, yalnızca günlük beslenmemizi desteklemek amacıyla kullanılabileceğinin bilincinde olunmalıdır. Takviye edici gıda olarak satılan ürünlerin etiketinde bakanlıktan alınan takviye edici gıda onay numarasının ve üretici tarafından tüketilmesi tavsiye edilen günlük alım dozunun belirtilmesi gerekir. Propolis satın alınırken öncelikle bakanlık onaylı olmasına, iyi analiz edilmiş ve etken maddesinin (flavanoid, fenolik bileşenler) yüksek olmasına ve günlük tüketilmesi gereken miktarın belirtilmiş olmasına dikkat edilmelidir. Tüketicinin hassasiyetine bağlı olmakla birlikte, ürünün helal gıda sertifikasına sahip olması da tercih sebebi olmaktadır.



KAYNAKÇA
[1] Duman, S. (2010). Çanakkale (Türkiye) ilinde toplanan propolis örneklerinin antimikrobiyal aktiviteleri üzerine çalışmalar. Yüksek Lisans Tezi. Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü.
[2] Ghisalberti, E. L., 1979. Propolis: A review, Bee World, 60, 59-84
[3] Krell, R., 1996. Value-Added Products from Beekeeping, Fao Agricultural Services Bulletin No. 124, Chapter 3, Pollen, http://www.fao.org/docrep.
[4] Doğan, N., & Hayoğlu, İ. (2012). Propolis ve Kullanım Alanları. Harran Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi, 16(3), 39-48.
[5] Sağdıç, O., Karasu, S. & Göktaş, H. (2020). Piyasada Satılan Ticari Propolis Örneklerinin Biyoaktif Bileşenlerinin Belirlenmesi. Avrupa Bilim ve Teknoloji Dergisi, (19), 19-31.
[6] Galeotti, F., Maccari, F., Fachini, A., & Volpi, N. (2018). Chemical composition and antioxidant activity of propolis prepared in different forms and in different solvents useful for finished products. Foods, 7 (41), 1-10.
[7] Takviye Edici Gıdaların Onay İşlemleri Uygulama Talimatı, 2018. https://www.tarimorman.gov.tr/GKGM/Belgeler/Mevzuat/Talimat/TEG_Onay_Talimat.pdf
[8] Ahangari, Z., Naseri, M., & Vatandoost, F. (2018). Propolis: chemical composition and its applications in endodontics. Iranian Endodontic Journal, 13(3), 285-292.
[9] Yücel, B., Topal, E., Akçiçek, E., & Kösoğlu, M. (2014). Propolisin İnsan Sağlığına Etkileri. Anadolu Ege Tarımsal Araştırma Enstitüsü Dergisi, 24(2), 41-49.
[10] Güney, F., & Yılmaz, M. (2013). Propolisin kimyasal içeriği ile antibakteriyel, antiviral, antitümör, antifungal ve antioksidan aktivitesi. Arıcılık Araştırma Dergisi, 10, 25-28.
[11] Sforcin, J.M (2007): Propolis and the immune system: a review. In Journal of Ethnopharmacology 113 (1), pp. 1–14