Glutatyon Nedir ? Ne İşe Yarar ?

Türkan SAFİKHANOVA | 09.10.2020

Bildiğimiz üzere, antioksidanlar oksidasyonu önleyen bileşiklerdir. Oksidasyon ise, serbest radikaller üretebilen ve böylece organizma hücrelerine zarar verebilecek zincir reaksiyonlarına yol açabilen kimyasal bir reaksiyondur. Oksidatif stresi dengelemek için bitkiler ve hayvanlar glutatyon ve enzimler (katalaz ve süperoksit dismutaz) üretirler. Fakat günümüzde çevre kirliliği, UV ışınlar, yanlış beslenme, sigara kullanımı gibi etkenler doğal olarak vücudumuzda sentezlenen antioksidanların yetersiz kalmasına yol açmaktadır. [3]
Glutatyon (GSH), hücrelerde serbest radikal temizleyici bir ajan olarak işlev gören bir antioksidandır. Çok sayıda işlemde; hücresel çoğalmada, hücre bölünmesinde ve farklılaşmasında fayda sağlar. Oksidatif stresin azaltılmasında, metabolik detoksifikasyonun arttırılmasında ve bağışıklık sisteminin düzenlenmesinde önemli rol oynar. [1]

Kanser gibi çeşitli kronik, yaşa bağlı hastalıklar, yetersiz glutatyon seviyeleri ile ilişkilendirilmektedir. Civa ve kalıcı organik kirleticiler gibi bileşiklerin hepatik dönüşümünü ve atılımını arttırma kabiliyeti sayesinde vücut toksin yükünü hafifletme konusunda glutatyon önemli bir yere sahiptir. [4]

Glutatyon Konsantrasyonu Nasıl Artırılabilir?

Vücüdumuzda üretilen glutatyon konsantrasyonu yetersiz kaldığında doğru besinler ve takviyelerle glutatyon eksikliğini azaltabileceğimize dair olumlu sonuçlar veren birkaç deney aşağıda özetlenmiştir.

Somon, omega-3 yağ asitlerinin iyi bir kaynağı olarak glutatyon durumunu olumlu yönde etkileyebilir. Araştırmalar, gebe kadınlarda, gebeliğin 20. haftasından itibaren haftada iki somon tüketiminin glutatyon konsantrasyonunu arttırdığını göstermiştir. Balık yağı kapsülleri ile somon tüketimi arasında yapılan karşılaştırmada, glutatyon artışı durumu üzerinde anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir. [1]

13 hafta boyunca günlük 500-1000 mg C vitamini alan 48 bireyde, süre sonunda glutatyon konsantrasyonunda %18 artış gözlemlenmiştir. En iyi C vitamini kaynağı olarak turunçgiller, yeşil ve kırmızı biber, kivi, karnabahar, çilek örnek verilebilir. [1]

Riboflavin kaynağı olan süt ve süt ürünleri, yumurta, balık, sakatat, bitkisel kaynaklardan ise ceviz, fıstık, ekmek mayası, yeşil yapraklı bitkilerin tüketiminin de glutatyon konsantrasyonu üzerinde olumlu etkisi olduğu düşünülmektedir. [1]

Düzenli olarak E vitamini alan bir grup diyabetik çocuğun da plazma glutatyon düzeylerinde önemli artış gözlemlenmiştir. Bu durumda, doğal E vitamini kaynakları olan yer fıstığı, fındık, avokado, badem gibi besinlerin tüketiminin de glutatyon destekleyici etkisi olduğunu söyleyebiliriz. [1]

Yukarıda bahsedilenler dışında saflaştırılmış glutatyonun damar yolu, kas içi veya ağız yolu ile alımı da yapılabilmektedir. Enjeksiyon yöntemi maliyetli ve yaygın olmamakla birlikte, ağız yolu ile alınabilecek kapsüllerin üretimi ve satışı oldukça yaygındır. [1]

Glutatyon kaynakları hala araştırmaya çok açık bir konu olsa da, şu ana kadar yapılan incelemelerin, sağlıklı ve yeterli beslenmenin glutatyon oranında önemli rolü olduğu ve yeterli glutatyon konsantrasyonun genel sağlık durumunu olumlu anlamda etkilediği söylenebilir.

Kaynaklar:
[1]A Review of Dietary (Phyto)Nutrients for Glutathione Support (2019): https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC6770193/
[2]Glutathione and its antiaging and antimelanogenic effects (2017): https://www.ncbi.nlm.nih.gov/pmc/articles/PMC5413479/
[3]Antioksidanlar (2016): https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/227284
[4] Glutathione metabolism in cancer progression and treatment resistance(2018): https://rupress.org/jcb/article/217/7/2291/39136/Glutathione-metabolism-in-cancer-progression-and