- Obezite Nasıl Hesaplanır ?

  OBEZİTE NASIL SAPTANIR?

  Yaşam sürecinde vücut ağırlığındaki artışı önlemek ve sağlıklı vücut ağırlığını korumak önemlidir. Şişmanladıktan sonra normal vücut ağırlığına ulaşmak uzun zaman alır ve büyük çaba gerektirir. Bu nedenle enerji dengesine dikkat edilmesi vücut ağırlığının korunmasını sağlar. 
  Enerji dengesinin sağlanmasında besin alımının yaşa, cinsiyete, fizyolojik duruma (gebelik ve emzirme) ve fiziksel aktivite düzeyine göre önerilen günlük gereksinimler doğrultusunda olması gerekmektedir. 
  Vücut ağırlığının korunması için günlük diyetle alınan enerji ile harcanan enerji eşit olmalıdır. Harcanandan çok enerji alımı vücut ağırlığında artışa, harcanandan az enerji alımı ise vücut ağırlığı kaybına neden olmaktadır. Enerji dengesinin sağlanması ve vücut ağırlığı yönetimini başarılı bir şekilde sürdürebilmek için günlük enerji gereksinimlerini bilmek, o doğrultuda yeterli ve dengeli beslenmek önemlidir. Büyüme ve gelişme, dokuların yenilenmesi ve çalışması için gerekli olan enerji ve besin öğelerinin her birinin gereksinim kadar alınması ve vücutta uygun şekilde kullanılmasına yeterli ve dengeli beslenme denir.

  Kişinin günlük gereksinimi olan enerji; yaş, cinsiyet, boy uzunluğu, vücut ağırlığı ve fiziksel aktivite düzeyi gibi çeşitli faktörlere bağlı olarak değişmektedir. Sağlıklı vücut ağırlığının sürdürmesinde günlük diyetin enerjisi, bireyin gereksinmesi kadar olmalıdır.

  Şişmanlık fazla kilolu olmakla eş anlamlı değildir. Bu nedenle obezite ile ilgili en doğru ölçümler organizmadaki yağ dokusu miktarını direkt olarak ölçen yöntemlerdir. Ancak çok pahalı ve pratikte uygulaması zor yöntemler olduklarından, genellikle bunlarla iyi korelasyon gösterdiği bilinen tahmin yöntemleri kullanılmaktadır.

  Beden Kitle İndeksi:

  Dünya Sağlık Örgütü’nün obezite sınıflandırması esas alınarak obeziteyi belirlemek için yaygın olarak Beden Kitle İndeksi (BKİ) ya da ingilizce adı ile "Body Mass Index (BMI)" kullanılmaktadır.

  BKİ, bireyin vücut ağırlığının (kg), boy uzunluğunun (m cinsinden) karesine (BKI=kg/m2) bölünmesiyle elde edilmesi ile hesaplanır.

  BKİ boy uzunluğuna göre vücut ağırlığının tahmin edilmesinde kullanılmakta, vücutta yağ dağılımı hakkında bilgi vermemektedir ve toplum düzeyinde şişmanlığı ve şişmanlık riskini tanımlamaktadır. Direkt olarak organizmadaki yağ miktarını ölçmez. Bununla birlikte; yapılan çalışmalar BKİ' nin vücuttaki yağ miktarını %90 ın üzerinde doğrulukta gösterdiği kanıtlanmıştır.

  Bu değer yaş ve cinsiyetten bağımsızdır. Bununla beraber; BKİ kullanımı, çocuklarda, hamile kadınlarda ve çok adaleli kişilerde doğru sonuç vermeyebilir.

  BKİ değerinin normal değerlerin (18.50- 24.99 kg/m2) altında ya da üzerinde olması sağlık riskinin arttığının göstergesidir.

  Son yıllarda araştırmacılar vücuttaki toplam yağ miktarından çok, yağın vücutta bulunduğu bölge ve dağılımı üzerinde durmaktadırlar. Çünkü vücuttaki yağın bulunduğu bölge ve dağılımı, hastalıkların morbidite ve mortalitesi ile ilişkilendirilmektedir. Bölgesel yağ dağılımı genetik olarak erkek ve kadınlarda farklılık göstermektedir.

  Android tip (erkek tipi) obezitede yağ vücudun üst bölümünde (elma tip) bel, üst karın ve göğüs karında ve cilt altında toplanmaktadır.

  Jinoid tip (kadın tipi) obezitede ise yağ, vücudun alt bölümünde (armut tip) kalça, uyluk, bacaklar ve cilt altında toplanmaktadır .

  WHO a göre bel/kalça oranı kadınlarda 0.85’den ve erkeklerde ise 1.0’den fazla ise android tip obezite olarak kabul edilmektedir. Bu dağılımın belirlenmesinde bel/kalça oranı kullanılmakta ise de, tek başına bel çevresi ölçümü, karın bölgesindeki yağ dağılımı ve sağlığın bozulmasında önemli ve pratik bir gösterge olarak kullanılmaktadır. Yağın karın bölgesinde ve iç organlarda toplanması insülin direncine yol açmaktadır. İnsülin direnci ise obezite ile yol açtığı Tip 2 Diyabet, hipertansiyon, dislipidemi, koroner arter hastalıkları arasındaki ilişkiyi sağlayan en önemli faktördür. Tek başına bel çevresi ölçümünün erkeklerde 94 cm, kadınlarda 80 cm ve üzerinde olması hastalık riski ile ilişkilidir.

  Çocuk ve adölesanlarda, yetişkinlerde olduğu gibi belli bir sınıflandırma bulunmamakta, fazla kilolu olma ve obezitenin tanımlanmasında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. En sık kullanılan yöntemlerden birisi bireysel ve toplumsal düzeyde yüzdelik (persentil) ve/veya z skor değerlerinin kullanılmasıdır. Ancak Dünya Sağlık Örgütü tarafından 2006 yılında 0-5 yaş çocukları için büyüme standartları 2007 yılında ise 5-19 yaş grubu çocuklar ve adölesanlar için büyüme referans değerleri yayımlanmıştır. Böylece günümüzde çocuk ve adölesanlarda yaşa göre BKİ değerleri, fazla kiloluluk ve obezitenin sınıflandırılmasında kullanılmaya başlanmıştır.

  Bel Çevresi Ölçümü:

  Bel çevresi değeri abdominal yağ dokusunu yani organların yağlanmasını yansıtır. Ölçümü alınacak kişi ayakta iken sağ tarafında en alt kaburga kemiği bulunur ve işaret konulur. Kalçada ise kalça kemik çıkıntısı bulunur ve işaretlenir. İki işaretin arası orta nokta bulunur ve bulunan noktadan gecen bel çevresi ölçümü yapılır. Bu ölçümden elde edilen değer yüksek ise sağlık riskleri de artar. Vücutta yağ miktarının vücudun üst kısmında toplanması (android/elma tip/erkek tipi) hastalık riskinin arttığını gösteren bir durumdur. Vücudun alt bölümünde (kalçalarda) toplanan şişmanlık türünde (jinoid/ armut tip/kadın tipi) ise hastalık riski daha azdır (Şekil 3.2). Android tip şişmanlık kalp hastalıkları, hipertansiyon, diyabet ve bazı kanser türlerini (meme, kolon gibi) oluşma riskini artırır.

  Vücutta toplam yağ miktarı önemli olmakla beraber, yağın nerede biriktiğini bilmek daha önemlidir. Karın çevresinde yağ birikimi, kalça ve vücudun diğer bölgelerinde yağ birikiminden daha fazla sağlık riskine neden olur. Bu risk için basit ama doğru bir yöntem bel çevresi ölçümüdür. Bel çevresi ile ilişkili hastalık riski, farklı toplumlarda değişkenlik göstermektedir.

  Erkeklerde 94 cm den büyük olması artmış risk, 102 cm den büyük olması yüksek risk olarak tanımlanır. Kadınlarda ise 80 cm den büyük olması artmış risk, 88 cm den büyük olması yüksek risk olarak tanımlanır.

  Bel / Kalça Çevresi Oranına Göre Değerlendirme:

  Bel ve kalça çevresi tekniğine uygun olarak ölçülür. Kalça çevresi birey ayakta iken yandan bakıldığında kalçanın en geniş çevresinden ölçülür.
  Dünya Sağlık Örgütü’ne (2011) göre bel/kalça oranının erkeklerde 0.90’ın, kadınlarda 0.85’in altında olmasına dikkat edilmelidir.

  Bel Çevresi / Boy Uzunluğu Oranına Göre Değerlendirme:

  Bel çevresi / boy uzunluğu oranı da abdominal yağlanmanın bir göstergesidir. Bel/boy oranı sağlık riski göstergesi olarak BKİ’ den daha hassas olup, ölçülmesi ve hesaplanması BKİ’ den daha kolaydır. Değerlendirmede boy uzunluğu ve bel çevresi olcusunun bilinmesi yeterlidir.

  Boyun Çevresi Ölçümüne Göre Değerlendirme: 

  Boyun çevresi; gırtlak çıkıntısının (Adem elması) hemen altından ölçülür. Uyku apnesi ve metabolik sendrom gibi hastalıklarla yüksek ilişki göstermektedir.

  Bilek Genişliğinin Ölçülmesi:

  Klinikte pratik olarak ölçümünde; sağ elin baş parmağı ile işaret parmağı sol bilekte birleştirilir.

  Değerlendirme:
•    1 cm açıklık : iri yapı
•    Baş parmak işaret parmağı ile uç uca geldiğinde: orta yapı
•    1 cm fazlalık: ince yapı olarak değerlendirilir.

Kaynak: www.beslenme.gov.tr

Türkiye Beslenme Rehberi- 2015