Nişasta Bazlı Şekere Dikkat

İ. Uğur TOPRAK | 07.03.2018

   Nişasta Bazlı Şekere (NBŞ) Dikkat !

   NBŞ, Mısır nişastasının kimyasal işlemlerden geçirilmesiyle elde ediliyor ve genellikle de sıvı olarak üretiliyor. Nişasta parçalanarak glukoza, ardından glukoz da fruktoza dönüştürülüyor. Yani, mısırdan elde edilen nişasta bazlı şekerde yüksek oranda fruktoz yani meyve şekeri bulunuyor.

   Mısır şurubunun fiyatı, şeker pancarı şekerine göre ton başına 250-300 dolar daha ucuz ve sıvı olarak pazarlanabilmektedir. Bu nedenlerle, şekerlemeler, unlu mamuller, reçel, alkollü ve alkolsüz içecekler gibi gıda sanayinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
   NBŞ’nin vücuda olumsuz etkileri Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu tarafından araştırılmış ve rapor halinde kamuoyuna duyurulmuştur.

 Sağlık Bakanlığı Bilim Kurulu’nun Ocak 2018 tarihli raporunda;

  • Vücudumuzda beyindeki tokluk duygusunu algılayacak glukoz sensörleri bulunduğu, fruktoz için söz konusu olmayan bu durumun yeme davranışını bozduğu,
  • Nişasta bazlı şekerlerin içinde bulunan fruktozun insan metabolizmasında anarşiye neden olduğu, sindirilmeden kana karıştığı için karaciğerde yağlanmaya neden olduğu, insülin salgılatmadığı için tokluk hissi hormonunu uyarmadığı ve aşırı yemeye neden olduğu, NBŞ ürünlerinde tüketilen yüksek fruktozun obeziteye kapı araladığı,
  • Kolan ve meme kanserleri başta olmak üzere çeşitli kanser türlerinin de obeziteyle bağlantılı olduğu ve fruktozun gut hastalığı riskini de artırdığı, fruktoz metabolizmasının farklı olması nedeni ile insülin direnci, obezite ve şeker hastalığına yol açacağı,
  • NBŞ ürünlerinin üretim aşamasında olası cıva ve karbonil bileşiklerinin varlığı olduğu,
  • Nişasta Bazlı Şekerin etiketlere açıkça yazılmasının gerektiği belirtilmektedir.

     NBŞ sadece sağlığımızı tehlikeye atmayıp aynı zamanda ekonomimize de çok ağır zararlar vermektedir.  NBŞ’ lerin tüketimi, AB’de ve dünyada düşerken Türkiye’ de yükseliyor. Türkiye’de kişi başına NBŞ tüketimi 6 kg. iken, AB’ de bu miktar 1 kg. civarında. 2013 yılındaki yasa tasarısı ile Türkiye'deki NBŞ kotası yüzde 10’ dan yüzde 15’e çıkarıldı. AB ülkelerinde kota oranı yüzde 4 civarındadır.
     Kotalı NBŞ üretiminin %90’ nını elinde bulunduran Amerikan şirketi olan Cargill’ in kotası son yıllarda aşırı bir şekilde arttırıldı. Bu kota artışından dolayı devletin elindeki şeker fabrikaları büyük zarar görürken, ülke ekonomisine de büyük zarar vermiştir.
     NBŞ lobisinin sektörde kurulan mevcut sistemi bozma gayretleri ve kota dışı üretimleri, kaçak şeker, kimyasal tatlandırıcılar konularındaki girişimleri, Şeker Kurumunun kuruluşundan itibaren etkili bir şekilde sürmüştür. Beş yıllık görev süresi olan Şeker Kurulu, 29 Ağustos 2016 tarihinden bu yana atama yapılmadığı için çalışamaz durumdaydı. Şeker Kurulu`nun oluşturulmaması nedeniyle sektör denetimsiz kalmış, özellikle kotasız üretim yapmak isteyen NBŞ sektörü için beklentilerinin üzerinde uygun ortam oluşmuştu. Şeker Kurulu tarafından kullanılan yetkilerin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`na geçmesi ile NBŞ lobisinin özellikle kota tahsisleri ve kota artırımı konusunda etkisi artacaktır. NBŞ lobisi temsilcilerinin sevinçlerini gizleyemedikleri açıklamaları, bu konudaki endişeleri doğrular niteliktedir.
      Şeker Kurumunun yetkilerinin Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı`na geçmesiyle sektöre müdahaleler artacak, kotalarının tahsisi, izlenmesi ve denetimi, sorunlu hale gelecek, bunun sonucunda alınacak siyasi kararlar sektörde karmaşaya yol açacaktır. Denetimi yetersiz kota sistemi ise art niyetli ve kâr hırsıyla hareket eden firmalara haksız kazanç sağlama imkânları yaratacaktır.
      Ülkemizin ve halkımızın menfaatleri yerine, baskı gruplarının talepleri ön plana çıkabilecektir. Pancar şekeri sektöründe üreticisi, çalışanı, yan ve alt sektörleriyle birlikte 10 milyon insanımız geçimini sağlamakta, ekonomiye ve istihdama ciddi katkılar verilmektedir. Sektörde otorite konumundaki Şeker Kurumu`nun kapatılması, sektörde yer alan üreticilerin karar mekanizmalarındaki temsilinin sona ermesine yol açtığı gibi muhtemel şeker kanunu değişiklikleri sektörü, iç ve dış müdahalelere açık konuma getirecek, baskılara maruz bırakacaktır. İnsan sağlığına ilişkin zararları bilinen NBŞ sektöründe sağlıklı denetim yapılamamasına bağlı olarak, bu grubun üretimi kısa sürede artacak ve pancar şekeri üretimi azalacak, çok sayıda çiftçimiz ve tarım alanlarımız üretim süreçlerinin dışında kalacaktır.
      Türkiye 3 milyon ton şeker üretiminden vazgeçerken, yaklaşık 100 bin tarım işçisi de işini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklar, diğer taraftan önemli bir yem hammaddesi olan pancar küspesi ve melas üretimindeki kayıp nedeniyle hayvancılık ağır bir darbe daha alacaktır.
       Sonuç olarak; hem sağlığımız hem de ekonomimizi tehdit eden NBŞ kotasının AB sınırlarına çekilmesi ve şeker fabrikalarının satışından vazgeçilmesi gerekmektedir.

Kaynak: Gıda Mühendisleri Odası- İzmir Şubesi