Madalyonun Diğer Yüzü; İhracat Yasaklarının Sonuçları

Türkan SAFİKHANOVA | 27.05.2020

Madalyonun Diğer Yüzü; İhracat Yasaklarının Sonuçları

2020 yılının ilk aylarından başlayarak tüm dünyayı saran COVID-19, sosyal hayatı etkilediği kadar küresel ekonomide de çok büyük tahribatlara yol açıyor.

Bu gibi kriz dönemlerinde ülkeler kendi ekonomilerini koruma amaçlı çeşitli kararlar alıyorlar. İhracat kısıtlamaları ve yasakları da bu önlemler arasında yer almaktadır. Gümrük Tarifeleri ve Ticaret Genel Anlaşması'nın (GATT) 1994 XI Maddesi; ihracat yasaklarını ve kısıtlamalarını geniş ölçüde yasaklamakla birlikte, üyelerin gıda maddelerinin veya diğer temel ürünlerin kritik eksikliklerini önlemek veya hafifletmek için geçici olarak bu yasakların uygulamalarına izin verir. 

Elde edilen bilgiler 80 ülkenin; 46 Dünya Ticaret Örgütü üyesi (AB üye ülkeleri ayrı sayılırsa 72 ülke) ve Dünya Ticaret Örgütü'nde olmayan sekiz üye de dahil olmak üzere COVID-19 salgınının bir sonucu olarak ihracat yasakları veya kısıtlamaları getirdiğini göstermektedir. Bunların çoğu geçici tedbirler olarak tanımlanmıştır. İki üye bu kısıtlamaların bazılarını kaldırmış bulunmaktadır. Bu yeni ihracat yasakları ve kısıtlamalarının kapsamına giren ürünler önemli ölçüde değişiklik göstermektedir; çoğu tıbbi malzeme (örn. yüz maskeleri ve kalkanlar), ilaç ve tıbbi ekipman (örn. vantilatörler) üzerinde odaklanmıştır, ancak diğerleri kontrolleri tuvalet kâğıdı ve gıda (17 ülke) gibi ek ürünlere genişletmiştir.

Avrasya Ekonomi Birliği Ülkeleri; COVID-19 pandemi sürecinde tahıl ürünlerinin, soğan ve sarımsak gibi sebzelerin ihracatını geçici olarak yasaklamıştır. Bunun ana nedeni AEB ülkelerinde muhtemel bir gıda krizini önlemek ve bu dönemde ani talep yoğunluğundan kaynaklı fiyat artışlarını dengelemektir. Sırbistan da benzer önlemleri alan ülkelerden biri oldu. Geçici olarak buğday unu, ayçiçek yağı ve şeker ihracatını yasakladı. Pirinç ihracatında üçüncü sırada yer alan Vietnam da ihracat yasağı uygulamasına katıldı. Türkiye de bu dönemde C vitamini kaynağı olan limonun ihracatını geçici olarak yasaklayarak, yurt içi tüketiciye yeterli miktarda ürün sağlamak ve ‘’suni’’ fiyat artışını önleme kararı aldı.

Peki, Gıda İhracatına Getirilen Kısıtlamalar ve Yasakların Olumlu ve Olumsuz Yanları Nelerdir?

İhracatı kısıtlamaya karar veren ülkeler için beklenen etkiler arasında iç pazarlarda fiyat oynaklığının azaltılması, mali gelirlerin güvence altına alınması; hammadde ihracatının kısıtlanmasıyla küçük çaplı işletmelerin ayakta kalmasını ve yerli tüketiciyi korumayı sağlamaktır. Doğru zamanlarda ihracat kısıtlamaları ve yasaklarını uygulayan ülkelerin, bu önlemleri almayan ülkelere kıyasla yurt içi fiyat politikasında daha başarılı olduğu bilinmektedir. Fakat bu önlemler her zaman olumlu sonuçlar doğurmamaktadır. Özellikle ülke, ihracat yasağı veya kısıtlamasının yürürlüğe girdiği malın büyük bir ihracatçısı olduğunda geçerlidir. Buna örnek olarak buğday ihracatında Rusya gösterilebilir. Büyük bir ihracatçı belirli bir ürünün ihracatını yasakladığında veya başka şekilde kısıtladığında, dünya arzı azalır ve bu malın dünya fiyatı artar. Bu durumdan en çok zarar gören ise ithalat bağımlılığını sürdüren gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerdir.

Olumsuz etkilenenin sadece ithalatçı olacağını düşünmek de yanlış olacaktır. İhracat yasaklarının uygulandığı dönemde yurtiçi satış fiyatlarında düşüş gözlemlense de bu düşüş, üreticilerin üretme teşvikini de beraberinde azaltmaktadır. Günümüzde kırsal bölgelerden şehirlere büyük akımın yaşandığı, tarım ürünlerinin üretimine olan ilginin zaten az olduğu dönemdeyken, bu olumsuz etkini katlanacağı da göz önündedir. Ayrıca, bazı üreticiler uzun süre depolanabilir tarım ürünlerini, bazı depolanabilir meyveleri yurt içi piyasaya uygun fiyattan sunmak yerine, yasakların bitmesini beklemeyi tercih edebiliyorlar. Bu durumda hem yurt içindeki tüketici yeterli ürüne ulaşamıyor hem de ithalatçı ülkeler zor duruma düşüyorlar. Dolayısıyla, bir ülkenin getirdiği ihracat yasağı veya kısıtlaması domino etkisi yaratarak diğer ülkelerde de benzer önlemlerin alınmasına yol açıyor.

2006-2008 yıllarında yaşanan krizin araştırmaları (Martin ve Anderson 2012), küresel ticaret politikalarındaki değişikliklerin dünya pirinç ve buğday fiyatlarındaki artışlara önemli ölçüde katkıda göstermektedir. 2006-2008 dalgalanmalarında, pirinç pazarını etkileyen bu tür politikalar (çoğunlukla ihracat kısıtlamaları, diğer politika ithalat tarifesi kesintileri), dünya pirinç fiyatındaki artışın yüzde 45'ini ve buğday için neredeyse yüzde 30'unu açıklamaktadır. 2008 yılında gözlenen pirinç fiyatlarındaki yüzde 90'lık artışın neredeyse yarısı ticaret politikası ile açıklanmıştır.

Ne Yapılmalı?

Temel gıda pazarlarında fiyatlar, 2007-2008 yıllarında fiyatlarda yaşanan artıştan çok daha iyi durumdadır. Dolayısıyla, fazladan uygulanan ticaret kısıtlamaları ülkelerin birbirini takip etmesini ve sonuç olarak gıda fiyatlarındaki ani artışları ve spekülatif davranışları tetikleyebilir. Bunun yerine ticaret kanalları açık tutulmalıdır. Böylece uluslararası pazarlar gıda kıtlıklarından kaçınmada ve kaçınılmaz küresel ekonomik gerilemeyi azaltmada etkili bir rol oynayabilir.

Tarım ürünlerinin üretiminde kopmaların yaşanmaması, genel ekonomik tabloda da bütünlük sağlayacaktır. Gıda ve Tarım Örgütünün bu yönde önerisi; önümüzdeki aylarda çiftçileri desteklemek için mevsimlik işçilerin ve ulaşım operatörlerinin iç ve dış sınırlar arasında hareket etmesine izin vermektir. Başka bir iyi uygulama, üreticilere daha yakın toplama merkezlerini belirlemek, örneğin çiftçilerin pazarlara gitmeye gerek kalmadan ürünlerini teslim edebilecekleri depo makbuz sistemi platformları gibi depolama tesisleri geliştirmek olacaktır. Mümkünse yerel pazarların açık kalmasına izin verilmesi ve pazarların içinde ve dışında sıkı fiziksel mesafeli önlemler alınmasıdır.

Ülke bazında gerekli önlemlerin alınması ile üretimin sürdürülmesi, çiftçilerin ve tüketicilerin güvende hissetmesini sağlayacak, panik kaynaklı ani talep patlamalarını ve bunu takip eden fiyat artışlarını büyük çapta önleyecektir. Fazlaca yan etkisi olan ihracat kısıtlamalarının ve yasaklarının uygulanmasına da böylece gerek kalmayabilir.


Kaynaklar:

https://www.wto.org/english/tratop_e/covid19_e/export_prohibitions_report_e.pdf

http://www.ictsd.org/sites/default/files/downloads/2011/05/sharma-export-restrictions.pdf

https://www.ifpri.org/blog/covid-19-trade-restrictions-are-worst-possible-response-safeguard-food-security

https://www.ictsd.org/sites/default/files/research/Agricultural%20Export%20Restrictions,%20Food%20Security%20and%20the%20WTO.pdf

http://www.fao.org/2019-ncov/q-and-a/impact-on-food-and-agriculture/en/

https://ru.slovoidilo.ua/2020/04/19/infografika/obshhestvo/pandemiya-koronavirusa-chto-zapretili-eksportirovat-strany-mira-vremya-karantina