Kılıç otu, Kan otu, Kuzukıran Olarakta Bilinen Kantaron Nedir ?

Seray GÜR | 04.04.2020

Kantaron,2000 yıldan uzun süredir bitkisel ilaç olarak kabul edilmektedir.Ülkenin farklı bölgelerinde “sari kantaron, kilic otu, kan otu, binbirdelik otu, koyunkiran,kuzukiran” gibi çeşitli isimlerle bilinmektedir.Hypericum türleri,bibyografyalara dayanan antik çağlardan beri kapsamlı tedavi uygulamaları
için kullanılmıştır ve geleneksel ve alternatif tıp arasında bir köprü olarak kabul edilmektedir.

Alzheimer hastalığında nöronların yaşa bağlı dejenerasyonunda da rol oynar. Antioksidan bileşiklerin eksikliğinin nörodejeneratif hastalıklarda rol oynadığına dair çok sayıda kanıt vardır. Bu nedenle, oksidatif hasarı azaltmak ve bu nedenle nörodejeneratif bozuklukları önlemek için, başta polifenoller olmak üzere bitkilerde doğal olarak oluşan antioksidan bileşiklere çok fazla ilgi vardır. Yapılan araştırmalar neticesinde kantaron (Hypericum) türünün nöronsal etkilerde yüksek antioksidan kapasitesine sahip olduğu bu bağlamda bulunmuştur. Araştırıcılar kantaronun özellikle antidepresan özelliği olan bir bitki olduğunu ileri sürmüşlerdir.

Kantaron bitkisinde bulunan hiperisin maddesinin araştırmalar  neticesinde farmakolojik olarak antimikrobiyal, antikanser, antienflamatar , antiviral, and antibakteriyel olduğu ileri sürülmüştür. Bu etkilerinin yanında, 2002 yılında Dünya Sağlık Örgütü (WHO) kantaronu tıbbi bitki olarak ilan etmiştir.Dünya Sağlık Örgütü tarafından kantaronun birçok sağlık problemine karşı yaygın olarak kullanıldığı bildirilmektedir. Örneğin küçük kesikler, yanıklar, deri ülserleri, viral
enfeksiyonlar, boşaltım kanallarının ve bronşların inflamasyonunu, depresyon,safrayla ilgili problemler, idrar kesesi rahatsızlıkları ( kontrolsüz idrarı bastırır), şeker hastalığı, hemoroidin doğal iyileşmesi, hazımsızlık, nevralji,migren baş ağrıları, siyatik ve ülserlerin tedavisinde kullanılmaktadır. Bu etkilere ek olarak alkol ve nikotin bağımlılığını azalttığı da bildirilmektedir.

Kantaron bitkisini nasıl tüketebiliriz?

 Doğal yöntemlerle, kırlarda kendiliğinden çıkan kantaronları toplayıp zeytinyağında rengini iyice salana kadar karanlıkta muhafaza edip kantaron yağı eldesi yapabiliriz. Elde edeceğimiz renk kırmızıya yakın bir renk olacaktır. İçeriğindeki yararlı bileşenleri zeytinyağına verir böylece hem zeytinyağının hemde kantaronunun faydalarını ikiye katlayarak almış oluruz. Yanık, kesik, deride enfeksiyonlar, mantar, egzama gibi durumlarda sürerek fayda sağlayabiliriz. Kantaron yağını az miktarlarda tüketerek ve ayrıca kurutup çayını tüketerek de faydasını alabiliriz.


KAYNAKÇA

Ersoy, E., Ozkan,E. E., Boga, M., & Mat, A. (2020). Evaluation of in vitro biological activities of three Hypericum species (H. calycinum, H. confertum, and H.
perforatum) from Turkey. South African Journal of Botany, 130,141-147.

Yalçın, S., Boğa,Ö., & Pekmezekmek, A. (2015).Sarı Kantaron (Hypericum Perforatum) ile Orfanin Etkileşiminin Depresyon Tedavisindeki Rolü. Arşiv Kaynak Tarama Dergisi, 24(4), 531-541.

Aça, H. T.(2017). Sarı Kantaron (H. Perforatum) ve Obezite ile ilişkisi.