Sağlıklı Yaşlanın !

28.12.2017

   Sağlıklı Yaşlanın !

   Türkiye İstatistik Kurumunun yaptığı araştırmaya göre ülkemizde 2012 yılında 65 yaş ve üzerindeki nüfus sayısı 5,7 milyon iken; bu rakamın 2023 yılında 8,6 milyona, 2050 yılında 19,5 milyona, 2075 yılında ise 24,7 milyona çıkacağı tahmin edilmektedir. Bu durum ise yaşlı nüfusa yönelik koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini ortaya koymaktadır.

   Dünya Sağlık Örgütü her ne kadar 65 yaş ve üzeri bireyleri “yaşlı” olarak tanımlasa da, yaşlılık anne karnında başlayarak yaşamın sonlanmasına kadar devam eden doğal bir süreçtir. Hücrelerin, dokuların ve organizmaların zamana bağlı olarak, hastalık söz konusu olmaksızın ortaya çıkan yapı ve fizyolojik işlev değişikliği biyolojik ve fizyolojik yaşlanmayı tanımlarken kişinin kendisini yaşlı hissetmesine bağlı olarak yaşam görüşü ve yaşam şeklinin değişmesi ise duygusal yaşlanma olarak tanımlanır.
   Yaşın ilerlemesiyle vücut ağırlığının azalması, yağsız doku miktarının azalması, eklem esnekliğinin ve eklem hareketlerinin azalması gibi fiziksel ve biyolojik değişlikler görülür. Ayrıca kemiklerde kalsiyum miktarı azalır, düşme ve kırılma artar. Yaşlıda organ fonksiyonlarındaki değişiklikler de görülür. Bazal metabolizma hızı yavaşlar. Tükürük salgısı, tat ve koku duygusu azalır buna bağlı olarak da yutma güçleşir. Ağız ve diş problemleri ortaya çıkar. Sindirim, sinir ve bağışıklık sistem fonksiyonları azalır. Bir başka sorun ise; Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından yayınlanan son rapora göre yaşlı insanlara karşı kötü davranışların yaygınlaştığı, kötü muamelenin yaşlıların fiziksel ve mental sağlığını olumsuz etkilenmesidir. Bu yüzden hepimizin bu doğal sürecin bir parçası olduğu unutulmamalı, insanların daha bilinçli ve duyarlı olması gerekmektedir.

   Yaşlılığa bağlı hastalıkların önlenmesinde, geciktirilmesinde ve tedavi edilmesinde beslenme önemlidir. Yaşlılık döneminde beslenme durumu, yaşlanma süreci boyunca vücutta meydana gelen değişikliklerden, kronik hastalıklardan, kullanılan ilaçlardan, fiziksel, psikolojik, sosyal ve ekonomik durumdan etkilenir. Normal koşullarda, yaşlanma sürecinin doğal bir sonucu olarak ortaya çıkan bu değişikliklere beslenmenin gereksinimlere uygun olarak planlanması, düzenli fiziksel aktivite yapılması gibi koruyucu önlemlerle uyum sağlanabilir.

   Sağlıklı yaşlanma için uygulanacak genel beslenme önerileri;

  •  Öncelikle düzenli sağlık kontrolleri yaptırılmalıdır. Kanser tarama testlerini yaptırmak (kolon kanseri, rahim ağzı kanseri, meme kanseri) ve rutin aşıları yaptırmak ( grip, zatürre, tetanos) oldukça önemlidir, ihmal edilmemelidir. 
  • Günde en az 8-10 bardak su tüketilmelidir. Bu miktarın tümü su olarak tüketilemiyorsa, ıhlamur, taze sıkılmış meyve suyu, bitkisel çaylar, ayran, komposto ya da açık çay tüketimi ile bu miktar karşılanabilir ancak suyun yerini tam olarak tutmaz.
  • Her öğünde 4 temel besin grubundan (et ve ürünleri, süt ve ürünleri, sebze ve meyveler, tahıllar) besinler bulunmalı ve besin çeşitliliğinin sağlanmasına özen gösterilmelidir.
  • Günlük ana ve ara öğün sayıları artırılarak diyetisyenle düzenlenmelidir. Böylece öğünlere düşen yiyecek miktarları azaltılarak sindirim güçlükleri önlenmiş olur.
  • Posa miktarı yüksek olan kuru baklagiller, sebze, meyve ve kepekli tahıllar gibi besinlerin tüketilmesine özen gösterilmelidir. Haftada 2-3 kez kurubaklagil tüketilmelidir. Günde en az 5 porsiyon sebze ve meyve tüketilmelidir.
  • Kalsiyum içeriği yüksek olan süt ve süt ürünleri günlük en az 2 su bardağı tüketilmelidir.
  • Omega 3 yağ asitlerinin yoğun olarak bulunduğu balık türlerinin tüketilmesine özen gösterilmelidir.
  • Tuz tüketimi sınırlandırılmalıdır. Aşırı tuz tüketimi, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, kemik erimesi gibi sorunlara neden olmaktadır. Sofrada yemeklere tuz eklenmemeli, turşu, salamura, salça, konserve gibi sodyum içeriği yüksek besinleri tüketmekten kaçınılmalıdır.
  •  Uygun vücut ağırlığı korunmalıdır. Şişmanlık ve zayıflık hastalık riskini arttırır.
  •  Sigara ve alkol kullanılmamalıdır.
  •  Her gün egzersiz yapıp vücudu dinç tutmak gerekmektedir.
  • Ayrıca olumlu şeyler düşünüp insanlarla iyi ilişkiler geliştirmeleri bedenen ve ruhen iyi hissettirecektir. Bu yüzden sosyal yönden aktif olunmalıdır.

  • Not: Kişinin rahatsızlığı, uygulanan tedavi ve bazı özel durumlarda doktor ve diyetisyen kontrolünde beslenme biçimi ona göre şekillendirilir. Sonuç olarak kısaca yaşlılık, sosyal bir başarı ve zamana bir meydan okumadır. Anouilh’in de dediği gibi: ‘’İnsan, ihtiyar olmaya karar verdiği gün ihtiyarlar.’’ Neşeli ol ki genç kalasın diye boşuna denilmemiş asırlardır. Bundan dolayı hepimize önce sağlık sonra da huzur ve mutluluk diliyorum. Ruhunuz hep genç kalsın, sağlıklı yaşlanın!