Nişasta Bazlı Şeker Sektörü

Fatih TEKSÖZ | 15.03.2018

   Nişasta Bazlı Şeker Sektöründeki Gelişmeler ve Etkileri

   Nişasta bazlı şekerler (NBŞ), nişastanın çeşitli işlemlerle izoglikoz, früktoz, dekstroz gibi tatlandırıcılara dönüştürülmesi ile elde edilmektedir ve özellikle 1970’lerden sonra üretimi ve kullanımı yaygınlaşmaya başlamıştır. İlk defa 1972 yılında ABD'de mısırdan üretilmeye başlanan izoglikozun üretim kapasitesi 1976 yılı itibariyle dört misline çıkmış; 1980'lerin başında pazar payı %20'yi bulmuştur. AB’ de şeker üretimi için duyulan politik kaygılar nedeniyle alternatiflerin yaygınlaşması, getirilen kotalarla önlenmiştir. Dünyada 1975 yılında 76,4 milyon ton olarak kaydedilen şeker tüketimine karşılık, izoglikoz tüketimi bunun %1'i düzeyinde seyretmiştir. 1995 yılına gelindiğinde dünyada 115 milyon ton olan şeker tüketimine karşılık izoglikoz tüketimi 10,1 milyon ton ile bunun %8,8'i oranındadır (ISO, 1996). Söz konusu oranın 2000 yılında %11'e yaklaşmış olduğu tahmin edilmektedir. Üretimin yaklaşık %75'i ABD'de gerçekleştirilmektedir. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, 1995-2000 döneminde ABD'de yüksek früktozlu mısır şurubu üretimi yaklaşık 7 milyon tondan 8,5 milyon tona yükselmiş ve şeker sektöründeki pazar payı % 45'in üzerine çıkmıştır. Yüksek früktozlu mısır şurubu üretiminin ABD'de yaygınlaşmasındaki temel neden, pancar şekeri üretimine göre daha ucuza mal edilebilmesi, üretim teknolojisi ve maliyetini karşılayabilecek sermayenin varlığı olmuştur. Yüksek früktozlu mısır şurubu fiyatları son yıllarda şekere nazaran daha ucuz kalabilmiştir. Yüksek früktoz şuruplarının pazar payı Japonya ve Güney Kore'de %30 seviyesinde bulunmaktadır. Buna karşılık, AB ülkelerinde uygulanan üretim kotaları ve ithalat koruması, sektörün gelişimini engellemekte ve yüksek früktoz şurubunun pazar payı %2 seviyesinde kalmaktadır.

   Türkiye’de Nişasta Bazlı şeker (NBŞ) üretimi 1995 yılında 65 000 ton seviyesinde iken 2003 yılı sonu itibariyle 350 000 ton,2016 yılı sonu itibari ile ise 624 000 tona yükselmiştir. NBŞ pazar talebinin kotanın üzerinde olması ve NBŞ satışından fabrikaların çok yüksek kâr elde etmesi dolayısıyla talebin tamamını karşılamak amacı ile kotanın kaldırılmasını ve NBŞ satışının serbest olmasını talep etmektedirler. İthal mısıra dayalı NBŞ üretim maliyetinin pancar şekerinden çok daha ucuz olması, NBŞ pazar payını pancar şekeri aleyhine artırmaktadır. Halen Türkiye’de faaliyet gösteren NBŞ sektörünün kurulu mısır kırma kapasitesi 935 000 ton olup, bunun büyük bölümü yabancı yatırımdır
    Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde NBŞ için ortalama %2’lik izoglikoz kotası bulunurken, şekerpancarından şeker üretiminde birinci ve ikinci sırayı paylaşan ülkelerden Fransa’da bu oran %0.42, Almanya’da ise %0.89’dur .AB ülkeleri de şekerpancarı tarımının sağladığı katma değer nedeniyle, daha ucuz olan NBŞ üretimine kota uygulayarak şekerpancarı tarımını teşvik etmektedir. Türkiye’de ise, yukarda değinilen yeni Şeker Yasası ile bu kota %10 olarak belirlenmiş, Bakanlar Kurulu’na tanınan yetkinin NBŞ lehine kullanılmasıyla, %50 artırılarak %15’e çıkarılmıştır. NBŞ üretiminde ana hammadde mısırdır. Türkiye’nin yıllık mısır üretimi 2 milyon ton ve tüketimi ise 3 milyon ton’ un üzerindedir. Yani Türkiye mısır açığını kapatmak için her yıl 1 milyon ton mısır ithal etmek zorundadır. Bu ithalatın büyük bölümü de Arjantin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) gibi aktarmagenli mısır üreten ülkelerden yapılmaktadır.